Endişe Verici Boyutlara Ulaşan Diyabetin Prevalansı Sağlıklı Beslenme ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri ile Azaltılabilir

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gülşah Kaner, 1998 yılında yapılmış olan “Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalans Çalışması-I” (TURDEP-I)’e göre, 2010 yılında tamamlanan TURDEP-II çalışmasında Türkiye’de 12 yılda diyabet sıklığının %90, obezitenin ise %44 arttığını belirtmiştir.

Ülkemizde obezite ve diyabetin en önemli toplum sağlığı sorunları olduğuna işaret eden Yrd.Doç.Dr. Gülşah Kaner, gelecek kuşaklarda bu sorunların azaltılabilmesi için obezite ve diyabeti önlemeye yönelik sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin oluşturulması gerekliliğinin altını çizmiştir.

Sağlıklı Yaşamın Temeli: Yeterli ve Dengeli Beslenme

Diyabet tedavisinde kan şekeri kontrolünü sağlamak için sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması önemli olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Gülşah Kaner, “Sağlıklı yaşamın temelinde yeterli ve dengeli beslenme yer alıyor, diyabeti olmayan bireylerde olduğu gibi diyabetli bireylerinde yeterli ve dengeli beslenmeyi öğrenmesi ve öğrendiklerini günlük yaşamda uygulaması gerekiyor” diye konuştu.

Sağlıklı beslenme önerilerinde bulunan Kaner şunları söyledi: “Diyabetin kontrolünde temel yapı taşlarından biri beslenme tedavisidir. Diyabetli bireylerin beslenme tedavileri; yaşına, boyuna, vücut ağırlığına, fiziksel aktivite durumuna, sosyo-ekonomik durumuna ve beslenme alışkanlıklarına göre diyetisyenler tarafından hazırlanır. Beslenme programı kişiye özeldir”.

Diyabet Yönetimine yönelik genel önerilerde bulunan ve ipuçları veren Kaner, şunları ekledi:

  1. Uygun vücut ağırlığının sağlanması ve sürdürülmesi diyabetin kontrolünde büyük önem taşımaktadır. Enerji dengesi, vücut ağırlığının korunmasını sağlar. Vücut ağırlığındaki %5-10 azalma bile kan şekeri düzeylerinde anlamlı düzelmeye yol açmaktadır. Bu nedenle diyabetli birey hafif şişman ya da obez ise kilo vermeyi hedeflemelidir.

  2. Diyabetli bireylerin yeterli ve dengeli beslenebilmeleri için enerji ve tüm besin ögelerinden önerilen miktarlarda almaları gerekir.

  3. Kompleks karbonhidratların tercih edilmesi ve lif/posa alımının arttırılması gerekmektedir.

  4. Yemeklere eklenen yağ, kahvaltılık yağlar, krema, kaymak gibi görünen yağ miktarı azaltılmalı ve et, süt, peynir gibi besinlerin bileşiminde bulunan görünmeyen yağ olarak isimlendirilen doymuş yağ miktarını azaltmak için tam yağlı yerine yarım yağlı ürünler tercih edilmelidir. Diyabetlilerde kalp damar hastalığı oluşma riski diyabeti olmayanlara kıyasla iki kat fazladır. Kan yağlarında veya kan basıncında mevcut olan yüksekliklerin önlenmesi kalp damar hastalığının oluşma riskini azaltır. Besinlerle alınan yağ ve özellikle de hayvansal (doymuş) yağ tüketimini azaltmak, kan kolesterol düzeyinin düşürülmesine yardım eder. Daha az yağ özelliklede daha az doymuş yağ tüketilmesi kalp sağlığıyla ilgili riskleri azaltır. 

  5. Kalp damar sağlığını korumak için tuz tüketimine de dikkat etmek gereklidir. Yemeğin tadına bakmadan tuz ekleme alışkanlığından vazgeçilmelidir. Salamura, hazır besinler ve turşu tüketiminden sakınılmalıdır. 

  6. Meyve suyu yerine lif içeriği zengin meyveler tercih edilmelidir.

  7. Bal, reçel, marmelat gibi besinlerden uzak durulmalı, bunun yerine taze veya kuru meyve tercih edilmelidir.

  8. Kızartma yerine ızgara ve fırında pişirmeyi tercih edilmelidir.

  9. Öğün atlanmamalı, 3 ana ve 3 ara öğün tüketilmelidir.

  10. Gün içinde 8-10 bardak su içilmelidir.

  11. Televizyon, telefon veya tablet başında yemek yemek, farkında olmadan daha fazla yemeye yol açar. Bu nedenle dikkat edilmelidir.

Diyabetten Korunmada ve Diyabetin Yönetiminde Doğal İlaç: Düzenli Fiziksel Aktivite

Yrd. Doç. Dr. Gülşah Kaner, haftada 3 ya da 5 kez 45 dakika yapılan düzenli egzersizin diyabetten korunmada doğal bir ilaç olduğunu belirterek, kan şekeri kontrolünün sağlanmasına ve obez diyabetlilerde vücut ağırlığının azalmasına yardımcı olabileceğini belirtti. Aktivite düzeyinin arttırılmasına yönelik önerilerde bulunan Kaner, şunları söyledi.

  1. Asansör yerine merdiven kullanın.

  2. Arabanızı gideceğiniz yerden uzağa park ederek yürüyün.

  3. Yürüyerek gidebileceğiniz mesafelerde araba kullanmayın.

  4. Alışverişinizi size en yakın olan yerden yapmak yerine daha uzak olan bir tanesinden yaparak, otobüse bir durak sonra binerek veya otobüsten bir durak önce inerek yürüyüş sürenizi uzatın.

  5. Haftanın 3-4 günü düzenli olarak yürümek için egzersiz planı yapın.


Başa Dön